//
you're reading...
Hikayeler

Komşunun karısı

Daha yeni evliydik ve Sarıyer’de oturuyorduk. Aslında karım oldukça güzel bir kadındı. Sarışın, biraz kısa boylu ama güzel vücutluydu. Öğretmen olduğu için işine yakın bir ev tutmak istemiştik. Şansımıza üç katlı küçük bir apartman düştü. Biz de en üst katında kalacaktık.

Alt komşularımız da bizim gibi genç bir çiftti. Adamın ne iş yaptığını hatırlamıyorum, bir yerlerde çalışıyordu işte. Karısı ise ev hanımıydı. Bir de küçük çocukları vardı. Kadın tam bir esmer güzeliydi. Uzun hafif kıvırcık – dalgalı saçları olan, ince ve zarif bir kızdı. Eşimle arada bir araya gelip muhabbet ederlerdi. Bazen evde ikisini yan yana görürdün; sarışın ve esmer iki güzel hatunu seyretmek keyifli olurdu.
Birgün akşam eve dönerken bu alt komşumuz karı kocayı evin önünde arabalarına binerken gördüm. Sanırım misafirliğe ya da alışverişe falan gidiyorlardı. Kadın tam arabaya binerken ben de yanından geçiyordum. İkisi de beni görmemişti. Kadın arabanın ön koltuğuna otururken eteği sıyrıldı ve muhteşem bacaklarını ilk kez gördüm.

Yanlarından geçip apartmana girerken o birkaç saniyeliğine gördüğüm baldırlarına kadar sıyrılan eteğini, ince ve uzun bacaklarını aklımdan çıkaramıyordum. Doğrusu o gece güzel karımı sikerken hayalimde esmer komşumun bacaklarını okşayıp öptüğümü canlandırıyordum.

Esmer komşuma ilgim ilk kez o muhteşem bacaklarını görünce başladı ancak doğruyu söylemek gerekirse bu konuda en ufak bir beklentim yoktu. Kaldırımı aldatan biri değildim ve kaçamak yapan biri de değildim. Böyle şeyleri yapabileceğime de inanmazdım zaten. Ta ki o günde dek.

O günü hatırladıkça bana hala hayalmiş, tuhaf bir rüyaymış gibi geliyor. Benim başıma geleceğine asla inanamayacağım bir olay. Karım öğretmen olduğu için sabah benden çok daha erken çıkardı evden. Bende 8,30 gibi çıkar rahatça işime yetişirdim. Komşumun kocası da aynı karım gibi erken çıkıyordu evinden. Karısı da kocasını uğurladıktan sonra televizyonu açar sabah programlarını seyrederdi. Ben de onların TV seslerini dinleyerek hazırlanır sonra da çıkar işime giderdim. O günde öyle oldu. Hazırlandım, küçük omuz çantamı aldım. Birden kapı çalındı. Kapıyı açtığımda esmer komşum karşımdaydı.

Şaşırmıştım. Sabahın bu saatinde acil bir şey mi vardı acaba? Kadının heyecanı iri iri açılmış gözlerinde belli oluyordu ama bu heyecanın sebebini anlayamamıştım.

Daha sonra bu olayı düşününce gerçeği anlamıştım. Güzel komşumun da aklı bendeymiş demek ve her şeyi ayarlamıştı. Eşlerimizin kaçta gittiğini, benim evden kaçta çıktığımı kısacası her şeyi biliyordu. Ona bakışlarımdan etkilenmişti ve şansını denemeye karar vermişti. Vardığım sonuç buydu. Yanılmamıştım.

Heyecanını saklamaya çalışarak bana baktı ve “Tavan arasından ses geliyor” dedi. “Bir bakman mümkün mü?”

Tavan arası hemen üstümüzdeki kattı ve orası depo gibi kullanılan, kimsenin oturmadığı bir yerdi. Tabi uydurduğu yalanı o an gerçek sandım. “Tabi, hemen bakalım” dedim. Çantamı yere bırakırken komşum üst kata yönelmişti bile. İşte o an üzerindeki kıyafeti fark ettim. Dizlerinin üzerinde bir sabahlık giymişti. Onu bu halde ilke kez görüyordum. Komşusu da olsa yabancı bir erkeğin önüne hem de bir evde tek başlarınayken bu şekilde çıkması hemen aklımı başıma getirdi. O güzel bacakları unutmamıştım ve kadının niyetini fark ettim birden.

Rüyada gibiydim. O önde ben arkada merdivenleri çıkmaya başladık. Hafifçe öne eğilip yavaş adımlarla merdivenleri çıkıyorduk. Artık kontrolümü yitirmiş, ne olacağına aldırmadan arkadan bacaklarını seyrediyordum. Yukarı adım attıkça kısa geceliği kalçalarına dek çıkıyor, hala gözümün önünde olan bembeyaz dantelli kilodunu ortaya çıkarıyordu.

Çatı katına girdik. Ortalık etrafa yığılı eşyalarla, tozla kaplı eski püskü şeylerle doluydu. Sabah güneşi hemen yukarıdan kiremitleri ısıtıyor, içeriyi boğucu bir hale getiriyordu. “Ses nereden geldi?” diye sordum. Önümde durup bana baktı. Heyecandan göğsü inip kalkıyordu. Eliyle ileriyi işaret etti ve heyecandan kısılmış sesiyle fısıldadı; “Şuradan”.

Gösterdiği yer, çatıya çıkan kısa merdivenin olduğu yerdi. Merdiven 4-5 basamaklı tahtadan, dik bir merdivendi ve oradan artık direk çatıya çıkılıyordu. Konuşmadan yine o önde ben arkada ilerledik. Merdivenin kenarlarından tutundu. Bana dönüp baktı bir an, sonra tırmanmaya başladı. Nefes bile almıyordum artık. Başı yukarıdaki kapağa ulaşana dek merdiveni tırmandı. Önümdeki manzara muhteşemdi. İnce, uzun, yeni ağdalanmış tertemiz bacakları vardı. Arkadan o bacaklara hafifçe dokundum. Bileklerinden başlayıp yavaş yavaş yukarıya doğru okşayarak çıktım. Onlara dokunmak harikaydı. Kadın heyecandan titriyordu. Kalçalarını sertçe sıktım. Beyaz kiloduna dokundun. Uzanıp dizlerinin hemen arkalarını öptüm. Teni ipek gibi yumuşa ve gergindi.

Bacaklarını, baldırlarını arkadan öpmeye devam ettim. Kalçalarına gelince uzanıp kilotunu sıyırdım. Amı, küçük *** deliği önümdeydi işte. Bu yaptıklarımıza inanamıyordum. Sanki bir rüyada gibiydim. Uzanıp hırsla yalamaya başladım. Sessiz çığlıklar, inlemeler duyuyordum yukarıdan. Sıcaktan, heyecandan, terden ıslanmış amını, *** deliğini yaladım, öptüm, okşadım.

Kalçalarını iki elimle sıktırıp ayırıyor, deliklerini hırsla öpüp yalıyordum. Kokuları muhteşemdi. Hafifçe öne eğilmiş, merdivenin kenarlarından sıkıca tutunmuştu. Başı öne eğikti. Artık zamanı gelmişti. Pantolonumun fermuarını açıp sikimi çıkardım. Çok uzun değildir benimkisi ama oldukça kalındır. Hatta eskiden arkadaşlar arasında espri konusu bile olurdu benimkinin kalınlığı. Sikim karnıma değiyordu, taş gibi olmuştu.

Fermuarımın sesini duyunca başını arkaya atıp baktı. Sonra merdivenlerden birkaç basamak geri geri dikkatle indi. Sikimin hizasına gelmişti. Duracak halde değildim. Sikimi ***** bastırır bastırmaz kolaca içine kayıverdi. Çocuk doğurmuş bir kadın olduğu için zorlanmamıştı tabi. İçine girer girmez birlikte öne arkaya gidip gelmeye başladık. Taşaklarım kalçalarına vurdukça şaplak sesleri çıkıyordu.
Bir bacağını merdivenin üst basamağına attı. Bir yandan vururken bir yandan da elimi geceliğinin yanından sokup ön taraftaki memelerini kavramadım. Canını acıtmadan sıkabildiğim kadar sertçe sıkıyordum memelerini. Bir ara merdivenin üst basamağındaki bacağını indirdi, diğerinin üzerine attı. Ayakta bacak bacak üstüne atmış gibi oldu. Bunun sebebini hemen anladım. Bacaklarını birleştirince amını da daraltmış oluyordu. O kadar ıslanmıştı ki sikimi hissetmemeye başlamıştım. Tabi o da artık hissetmiyordu demek ki.

Sikimi çıkardım. Sanki su dolu bir kaptan çıkarmışım sırılsıklam haldeydi ve sabahın ışıkları altında parlıyordu. Hemen sağ tarafta eski ahşaptan bir sandalye vardı. Esmer komşumu adeta sürükleyerek sandalyenin yanına götürdüm. Külodu bileklerine düştüğü için zor yürüyordu. Sandalyenin yanında ne yapacağını bilemez halde durup bana baktı biran. “Domal!” dedim. Bir dizini dikkatle koydu önce. Sandalyenin sağlam olduğunu anlayınca diğerini de koydu. Sandalyenin arkalığına tutunup kalçalarını dikti.

Geceliğini sırtına dek sıyırdım. Muhteşem ıslak deliklerine birsüre baktığımı hatırlıyorum. Benim olmuştu işte. Bu güzel hatun tamamen benim olmuştu. Korkum, heyecanım tamamen geçmişti artık. Kalp atışlarımda daha yavaştı. Götünü sikmeye karar vermiştim. Tepkisini bilmiyordum ama dedim ya artık ne heyecan ne de korku vardı. Ne istersem yapabileceğimi hissediyordum.

Sikimi ***** sürtüp birkaç kez de girip çıktım. Böylece yeniden ıslatmıştım sikimi. Sonra küçük *** deliğine dayadım. Birden kendisini öne çekti. Elimle uzanıp hemen omzundan tuttum. “Korkma! Acıtmayacağım” diye fısıldadım. Omzunun arkasından artık endişeli olan gözlerle bana baktı.

İstemediğini ama itiraz da etmeyeceğini anlamıştım. Sikimi bastırınca *** kaslarının kasıldığını hissettim. İster istemez kasıyordu kendisini. Yine de o kadar ıslak haldeydik ki başı aniden giriverdi. Hafifçe çığlık attı.

Bu benim ilk anal deneyimimdi ve inanın hiç bu kadar sıcak bir deliğe girdiğimi hatırlamıyorum. Biraz geri çekip daha da soktum. Sonuna dibine kadar içindeydim. Gidip geliyor, taşaklarımı kalçalarına çarpıyordum. Sikim içinde sıcak, ıslak bir yerlere değip durdukça inliyordu. Ama bu daha farklı bir inlemeydi. Amını sikerkenki gibi inlemiyordu nedense. Daha gergin, daha uzun uzun inliyordu. Başını sandalyenin arkalığına yan yatırmıştı. Yüzünün yan tarafını görüyordum. Islak saçları yüzüne yapışmış, gözlerini kapatmış, ağzını açmış haldeydi.

Kalçalarını iki elimle iki yandan avuçlamıştım. Arkadan tüm gücümle sertçe giriyordum. Vurdukça kalçaları titriyor, sallanıyordu. Beyaz külodu bileklerindeydi. Sonunda sikimi çıkardım. Deliklerine ve bacaklarına ne varsa fışkırttım. Bir yandan da bacaklarının arkasından aşağıya akan spermlere bakıyordum. Bu çok sürpriz bir deneyim olmuştu benim için. herşey 10 dakikada olup bitmişti.

İkimizde konuşmadan hemen toparlandık. Bir şey demeden aşağıya, dairesine indi. Ben de evime dönüp bir duş alıp, üstümü yeniden değiştirdim. Bu arada bir yandan karımı, bir yandan da az önce olanları düşünüyordum. Tüm günüm şok içinde öylece geçti.

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: